Çocuk

Özel Eğitim Hizmetlerine İhtiyaç Olan Çocuklar

Özel Eğitim Hizmetlerine İhtiyaç Olan Çocuklar

A-Görme Yetersizliği Olan Çocuklar

Görme gücünün kısmen ya da tamamen kaybından dolayı özel eğitim hizmetlerine ihtiyacı olan bireylerdir.

Nasıl Fark Edilirler?

Konuşurken jest ve mimikleri az kullanırlar ya da hiç kullanmazlar.

Dokunarak öğrendiklerinden dolayı kavramları öğrenmede özel materyallere ihtiyaç duyarlar.

Bağımsız hareket edebilme becerileri sınırlıdır.

Görme yetersizliğinden kaynaklanan eksikliklerini diğer  duyu organlarını kullanarak telafi etmeye çalışırlar.

Kullandıkları materyalleri gözlerine yakın tutarlar, okuma mesafeleri kısadır.

Nesneleri elleriyle tanımaya çalışırlar.

İnce motor beceriler gerektiren çalışmalarda zorlanırlar.

Aynı noktaya uzun süre bakarlar.

Hareket halindeki bir nesneyi gözleriyle takip edemezler.

Renkleri ayırt edemezler.

Arkadaşlarının defterlerine bakarak tahtadaki yazılanları defterlerine geçirirler

Sık sık eşyalara çarpma, düşme ya da sağa sola amaçsız uzanma gibi davranışlar görülür.

Gözleri kaçıma, kısarak bakma, gözlerde sulanma gibi fiziksel belirtiler görülür.

Uzakta bulunan kişileri ve nesneleri ayırt etmede güçlük çekerler.

Göze ilişkin tikler görülür (parmağı ile göz kapağına bastırma, elini göze yakın sağa sola kısa mesafelerde sallama gibi).

 

B-İşitme Yetersizliği Olan Çocuklar

İşitme duyarlılığının kısmen veya tamamen kaybından dolayı konuşmayı edinmede, dili kullanma ve iletişimde yasadığı güçlükler nedeniyle özel eğitim hizmetlerine ihtiyacı olan bireylerdir.

Nasıl Fark Edilirler?

Konuşmalarında belirli sesleri düşürür ya da değiştirirler.

Konuşurken bazı sesleri atlarlar. Sözcükleri yanlış söylerler.

İsteklerini anlatmak için gereğinden fazla jest ve mimik kullanırlar.

Sesin geldiği yönü tayin edemezler.

Bedensel devinimlerde (oturma, koçma, yürüme) denge bozukluğu görülür.

Konuşmalarında tek düzeldik, devamlı olarak fısıltı halinde ya da bağırarak konuşma görülür.

Çevrelerindeki seslere duyarsızlık gösterirler.

Sınıfta oluşan ses değişimlerinin farkında olmazlar.

Konuşulanların özellikle bazı sözcüklerin, yinelenmesini isterler.

İşitebilmek için konuşana doğru eğilirler ya da başını konuşana çevirerek dinlerler.

Konuşmaları düzgün ve akıcı değildir.

Talimatları yanlış anlarlar.

Dikte çalınmalarında olağan dışı yanlışlıklar yaparlar.

Konuşulanı anlayabilmek için konuşmacı ya da ses kaynağına (tv gibi) yakın dururlar.

Kulak ağrısından, kulak çınlamasından şikâyet ederler.

 

C-Dil ve Konuşma Güçlüğü Olan Bireyler

Dili kullanma, konuşmayı edinme ve iletişimdeki güçlük nedeniyle özel eğitim hizmetlerine ihtiyacı olan bireylerdir.

Nasıl Fark Edilirler?

Sesleri atlarlar ya da düşürürler. “kapı” yerine “apı” gibi.

Kelimenin içindeki bir sesin yanına aynı sesi veya baçka bir sesi ekleyerek çıkarırlar. “Açagı” yerine “çagı”, “saat” yerine “sahat” gibi.

Kelime içindeki bir sesin yerine başka bir ses çıkarırlar Örneğin; “arı” yerine “ayı”, “araba” yerine “ayaba”, kitap yerine “kipat” gibi.

Sesleri olağandışı uzatırlar. “B-b-b-baca” gibi.

Kelimeleri ve heceleri tekrar ederler. “P -p- peki”, “ol-ol-olmaz” gibi.

Konuşurken yüzde gerilim, kaç göz oynatma, baçın ani hareketleri gibi istenmeyen jestler gözlemlenir.

Düzensiz solunum ve kararsız konuşmaya bağlı olarak kelimelerde tuhaf vurguların ortaya çıkmasına neden olur.

Konuşmaları kısıtlıdır ve sözcük dağarcıkları yetersizdir.

Durmadan ses çıkarırlar fakat çıkardıkları sesler konuşma özelliği göstermez.

İsteklerini, duygularını doğrudan insanlara eşyalara vurma, çarpma, itme gibi hareketlerle belli ederler.

Konuşma sesi gür ya da zayıf çıkar.

Ses tonları farklılık gösterir.

İsteklerini anlatma yerine jest, mimik ya da başka tür işaretler kullanırlar.

Konuşma sesi tizlik ve peslik yönünden cinsine, yaşına ve beden yapısına uygun değildir

 

D-Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler

Zihinsel işlevler bakımından ortalamanın iki standart sapma altında farklılık gösteren, buna bağlı olarak kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları olan ve özel eğitim hizmetlerine ihtiyaç duyan bireylerdir.

Nasıl Fark Edilirler?

Akademik kavramları geç ve güç öğrenirler.

Dikkat süreleri kısa ve dağınıktır. Devamlı izleme, teşvik ve değişiklik isterler.

İlgileri kısa sürelidir.

Yakın şeylere ilgi duyarlar ve uzak gelecek ile ilgilenmezler.

Somut şeyleri daha kolay ve iyi kavrarlar.

Zaman kavramı çok geç ve güç gelişir.

Genelleme yapamazlar.

Kazandıkları bilgileri transfer etmekte çok güçlük çekerler.

Parçadan bütüne doğru öğrenirler. Öğrenme hızları yavaştır.

Gördükleri ve duydukları şeyleri çabuk unuturlar, bellekleri zayıftır.

Sözcük dağarcıkları zayıftır.

Konuşmaları akıcı değildir.

Okuduklarını anlatmakta güçlük çekerler.

Duygu ve düşüncelerini ifade edemezler.

Kendilerine güvenleri azdır.

Bağımsız hareket etmekten çekinirler.

Yeni durumlara uymakta çok zorluk çekerler.

Bir içi sonuna kadar sürdüremezler. Kolayca yorulurlar.

Geç ve güç dostluk kurarlar.

Sorumluluk almaktan kaçınırlar.

Kendi kendilerine bir içe başlama ve devam etme arzusu duymazlar.

Kendilerinden küçükler ile oynamayı tercih ederler.

Sosyal faaliyetlere karşı ilgileri azdır.

Sosyal ilişkilerde bencildirler.

Kendilerini grupta kabul ettirecek becerileri azdır.

Sosyal   ilişkilerinde grupta daima başkalarına    tabi olmak eğilimindedirler.

Oyun ve toplum kurallarına uymakta güçlük çekerler.

Bireyler, birbirinden farklı bireysel özelliklere ve yeterliliklere sahip olup, farklılıkları doğrultusunda gelişmekte ve değişmekte olan dünyaya ayak uydurmalarını sağlayacak bir eğitim sürecine ihtiyaç duyarlar. Farklılıkların belirgin olduğu bireylerde genel eğitim hizmetleri yetersiz kalmakta, özel eğitim hizmetlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından yaşıtlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren ve bu nedenle özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin; eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri  ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitime “özel eğitim” denir.

Tanılama ne kadar erken yapılırsa, öğrencinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek uygun eğitim programına alınması da o kadar erken olacaktır. Bu nedenle erken tanılamada, öğrencinin okulda fark edilmesi önem kazanmaktadır.

Derleyen

İsa Özen

Uzman Eğitimci

Daha Fazla Çocuk

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com