Aile

Kusursuz Anne Baba Olmayı Kim İstemez

Kusursuz Anne Baba Olmayı Kim İstemez

Kusursuz anne baba olmak

Çocuk sahibi olma isteği ve fikriyle beraber anne babalar çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmenin hayalini kurarlar.  En zeki, en sosyal, en başarılı, mutlu, en sıcakkanlı, en anlayışlı, en çok takdir gören ve daha bir sürü en.  Bunu nasıl başaracaklarıyla ilgili olarak genellikle cevabı internete, pedagoji kitaplarında ya da çocuk doktorları veya psikologlarında ararlar.  Daha önce çocuk yetiştirmiş olan büyüklerin önerilerini de genellikle yanlış ve eski olarak değerlendirip bilimsel cevapların peşinden giderler.  “Kusursuz” olmak isterler bunun için hiçbir hatayı kabul etmezler.  Bu nedenle öğrendikleri bilimsel bilgileri harfiyen uygulamaya çalışırlar.  Örneğin çocuğun acıkıp acıkmadığına bakmadan belirli saatlerde çocuğu beslerler ya da çocuğun uykusu yoksa dahi uyutmaya çalışırlar.  Çocuğun ağlamasını mutsuzluğu şeklinde yorumlarlar ve bunun engellemek için birçok şeyi denerler.  Eğer çocukları mutsuz olursa kendilerini başarısız hissederler.

Uzman görüşleri doğrultusunda bu kadar özenli ve hassas davranırken kendi sezgilerinin önemini genellikle ihmal ederler.  Hâlbuki hamilelik süresince annenin çocuğun ihtiyaçlarının anlaması için gereken özdeşim kurulmaktadır.  Dolayısıyla doğum sonrası anne çocuğun ihtiyaçlarının sezgisel olarak anlar.  Önemli olan içten gelen bu sezgileri dinlemektir.

Çocukla ilgili sezgileri dikkate almamak genellikle iyi anne olmakla ilgili kaygılardan kaynaklanır.  Çocuğa yetmeyecek olmak, onun zarar görebileceği korkusu ya da mükemmel olmaması düşüncesi rahatsız eder.  Bu fikri uzaklaştırmaya, ideali gerçekleştirmeye çalışmak çocuk bakımının keyif veren taraflarının önüne geçer ve bir süre sonra anne baba kendini mutsuz hissedebilir.  “En iyisi” için uğraştıkça aslında farkında olmadan iyi olandan o kadar  çok uzaklaşılır.

Psikolojinin babası olarak bilinen Sigmund Freud ile ilgili şöyle bir hikâye vardır.  Mektupla kendisinden tavsiye isteyen bir anneye cevap olarak Freud “Ne yaparsanız yapın, nasılsa kötü olacak” şeklinde cevap verir.  Bu karamsar gibi görünen cümlede aslında Freud hiçbir şekilde kusursuz ve mükemmel olunamayacağını ifade ediyor.  Kusursuz olmaya çalışmanın verdiği çaba ve zaman içinde gelişecek yorgunluk hem çocuk büyütmeyi doğallıktan uzaklaştıracak hem de anne babada ruhsal yorgunluğa sebep olacaktır. Ve hatta çocuktaki en ufak bir problemden dolayı kendilerini suçlayıp ve başarısız hissedebilirler.  “Her şeyimizi verdik, kendimizi ona adadık, niye böyle anlamadık diyen anne babaların durumu aynen böyledir.

Ne yapmalı?

İyi çocuk yetiştirmenin temel kendini çocuk için feda etmemekle başlıyor.  Kendi ihtiyaçlarını bilmek ve bunları gidermek, anne baba olmadan önce insan olduğunu unutmamak işin temeli. Sonrasında çocuğa ayrı bir türmüş gibi davranmayıp onun da insan olduğunu, sadece henüz kendi ihtiyaçlarını gidermeyecek kadar küçük olduğunu unutmamak gerekir.  Çocuğun ihtiyaçlarını giderebildiği sürece de ona fırsat vermek gerekir.  Örneğin yemeğini kendisi yiyebilecek bir çocuğun dökerek de olsa yemesine izin verilmelidir.  Çocuğun yaptığı küçük hatalar onu büyütür ve geliştirir.  Hata yapmayı öğrenmenin yolu hata yapmaktır çünkü.

Çocuğun hata yapmasına izin vermek, onun başarılarını takdir etmek, onun ayrı bir birey olarak kendini bulmasına ve tanımasına izin vermek zamanı geldiğinde yani çocuk büyüdükçe çocuğun bağımsız bir bünyeye sahip olması yolundaki ayrışmasını kolaylaştırır. Aksi durumda ruhsal yönden bir türlü büyüyemeyen, kendi ihtiyaçlarının farkına ve ayırdına varamayan, hayatta karşılaştığı problemlerin üstesinden nasıl gelineceğini bilmeyen, “kendisi” olamamış çocuklar yetişir.  Ve bu çocuklar ne yazık ki büyüdüklerinde mutsuz ve doyumsuz yetişkinlere dönüşürler

 

                                                                                                           Evin GÜLDOĞAN

                                                                                                       psikolog ve psikoterapist

 

http://evinguldogan.com.tr/

 

 

Daha Fazla Aile

  • Bedensel Hastalığı Olan Çocuklar

    Bütün çocuklar hayatlarının bir dönemlerinde gerek kendileri gerekse aileleri için sıkıntı doğuracak bir hastalıkla karşılaşma riskine sahiptirler....

  • Ergen Ailesi Olmak

    Ergenlik dönemi hem anne babalar hem de çocuklar için zorlayıcı bir dönem olabilir. Çocuklukla erişkinlik arası bu...

  • Çocuk ve Stres

    Ebeveynler olarak çocuk ve stres kavramlarını yan yana getirmeyi pek anlamlı bulmaz ve kabullenemeyiz. Hatta ne yazık...

  • Yaratıcılık Özellikleri

    Yaratıcı özelliğe sahip kişiler zihinsel hareketliliğe ve esnekliğe sahiptirler. Bu kişiler sorunlara yeni veya uygun yaklaşımlar bulabilirler...

  • Öğrenme Özellikleri

    Üstün veya özel yetenekli çocuk, çok çeşitli konularda derin ve yoğun bilgilere sahiptir. Öğrenmede hız ve derinlikleri...

  • Epilepsi – Psikiyatri İlişkisi

    – Epilepsi hastalığı nedir, hangi disiplinlerin ortak alanına girer? Epilepsiyi tanımlamadan önce nöbeti (seizure) tanımlamak gerekiyor. Nöbet...

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com