Çocuk

Kekeme Bir Öğrencim Var

Kekeme Bir Öğrencim Var

Kekemelik Nedir

Kekemelik, konuşmanın akıcılığı ile ilgili bir iletişim bozukluğudur. Akıcı konuşmada ritm ve zamanlama büyük önem taşır. Hız, vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler. işte ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu bu durum “kekemelik.” olarak adlandırılır. Artık, kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder. Bazı durumlarda yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte görülebilir.

Her kekemelik bir diğerinden farklıdır. Ancak özelliklerini aşağıdaki şekilde gruplamak mümkündür:

Normal sayılamayacak şekilde sözcük parçalarının, hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin tekrar  edilmesi; p- p­••peki,ol-ol olmaz, ben de- ben de- bende geleceğim…gibi.

Sözcüklerin bitirilmeden bırakılması.

Düzensiz solunum ve kararsız konuşmaya bağlı olarak sözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması.

Seslerin olağan dışı uzamaları söz konusudur. örneğin, f­ f-f- fare gibi.

Belli bir sesin çıkartılması ve konuşma sırasındaki gergin liğin atılmaması, nefesin engellenmesine ve tıkanmasına yol açar. Karşılıklı konuşmayı kontrol edebilmek için gösterilen mücadelenin işaretleri açık olarak görülebilir. Yüzde gerilim, kaş göz oynatma, başın ani hareketleri, bütün bedende isten­ meyen jestler gözlenebilir ve her ses birimi bu tıkanmalardan etkilenebilir.

Konuşmada güçlük yaşandığı anda sadece heyecansal nedenlerle fazladan sözcük ve sesler eklenir: Aman!, ya!, yani!, şey! gibi. sözcükler, konuşulan konuya uygun olmayacak şekilde dolambaçlı yollarla söylenebilir. Kekemeliği olanlar hangi sözcük ve seslerin onlar için problem yaratacağını bilirler ve bu durumdan sözcük oyunlarıyla kaçmaya çalışırlar.

Kekemeliğe Neler Yol Açar ?

Kekemeliğin nedenleri konusunda ileri sürülen görüşler oldukça değişik ve çoktur. Ancak, kekemeliğin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığı görüşü hakimdir. Kimi uzmanlar, kekemeliği yapısal bir bozukluk olarak ele alırken, kimi öğrenilmiş bir davranış, bir direniş belirtisi olarak tanımlamakta, bir başkası da çevresel nedenlerin kekemelikte önemli bir rol oynadığı görüşünü savunmaktadır. Burada kekemeliğin nedenlerinden çok kekeme öğrencinize yönelik yapabilecekleriniz konusunda önerilerde bulunuyoruz.

Kekemelik Genellikle Hangi Yaşta  Ortaya  Çıkar ?

Kekemelik, genellikle dil gelişiminin  erken  dönemlerinde ortaya çıkar (2-6 Yaş).

Bazı durumlarda, okul çağında ilk kez görülebileceği gibi, nadiren yetişkinlikte  de  ortaya  çıktığı görülebilir.

Kekemelik Cinsiyete  Göre  Farklılık Gösterir mi ?

Evet…   Kekemelik erkek çocuklarda, kız çocuklarda görüldüğünden daha yaygın olarak görülür, şiddeti ve sürekliliği de kız çocuklara göre fazladır.

Okulunuz Kekemeliği Olan Öğrenciyi Kabule Hazır mı?

Kekemeliği olan ve okulunuza yeni kayıt yaptıran ya da nakil yoluyla gelen öğrencinin durumu, özel eğitim gereksinimleri ve alınacak önlemler; rehber öğretmen, sınıf öğretmeni veya özel eğitim öğretmeni, öğrenci  velisi ve  ok.ut yönetimince değerlendirilmeli ve  gerekli  önlemler alınmalıdır.

Arkadaşları Alay Ettiğinde Neler Yapmalıyız?

Tüm bu etkinliklerden sonra hala alay eden öğrencileriniz varsa bu öğrencilerle bireysel olarak konuşabilirsiniz. Bu konu da rehber öğretmeninizden de destek alabilirsiniz.

Diğer Öğrencilerden Farklı Davranmalı mıyız ?

Hayır … Kekeme öğrencinizin sınıf arkadaşlarıyla aynı sorumlu­lukları taşıması önemlidir. Diğer öğrencilerden beklediklerinizi bu çocuktan da istemelisiniz.

Ancak sınıf sunuları ve sözlü açıklamalar kekeme öğrencilerin en fazla korktukları etkinliklerdir. Bu yaşantılar onun için hayli güçtür; olumsuz bir deneyim, utanmasına, özgüveninin sarsılmasına ve sorumluluktan kaçmasına neden olabilir. Sınıf karşısında konuşmak ya da bir şeyler okumak, sorulan sorulara yanıt vermek zorunda olduğunu düşünmek bile kekeme bir öğrenciye ” zor anlar” yaşatabilir. unutmayın, öğrencinin konuşma sorumluluklarından kaçmasına izin vermeniz yetersizlik duygularını pekiştirecektir.

Öğrenci sınıf önünde sunu yapma kaygısı taşıyorsa ve hatta bun­dan korkuyorsa, onu kabul ettiğinizi gösteren bir konuşma yapın ve onu cesaretlendirin. öncelikle sunuyu evde, anne babasının daha sonra yakın arkadaşlarının yanında yapması yönünde destekleyin, hazır olduğunu hissettiğinizde de sınıf önünde kısa ve belirlenmiş bir sunu yapmasına ortam yaratın. Grup, koro gibi sınıf etkinliklerine katılmasını sağlayın, bu tür etkinliklerle kendini ifade etmesine fırsat verin.

Gerçekten katılmak istemediğini anlarsanız ısrar etmeyin. Bu durumla başa çıkmaya hazır olmayabilir.

Sınıf İçinde Söz Alma Sırası Nasıl Olmalı ?

Kekeme öğrencinin sınıf içinde söz alma sırasının kendisine gelmesini beklemesi sıkıntısını ve gerginliğini arttırabilir. Bunun nedeni, konuşma sırası kendine geldiğinde kekeleyeceğine ilişkin bek­lentisidir. Bekleme süresi ne kadar artarsa, gerginliği ve sıkıntısı o ölçüde artacaktır.

Öğrencilerin sırasıyla konuşmalarını gerektiren etkinliklerde kekeme öğrencilere öncelik veril­melidir. Böylece, gerginliklerin artması önlenebilir. Ayrıca, öğrencileri belli bir sıra izlemeden de söz almalarını sağlayabilirsiniz. Bu öğrencilere, birden fazla seçeneğin bulunduğu sorular sormalı, ayrıntılı ve zorlayıcı açıklamalar gerek.tiren sorular sormaktan kaçınmalısınız. Yoklama alırken, isimlerin sırasını değiştirebilirsiniz.

Sınıfta kekemeliğin kontrolü ile ilgili güçlükleriniz olabilir, kendinizi zorda hissedebilirsiniz. Ancak kekemeliği olan çocuğun iletişimini kolaylaştırmak, sınıfa daha etkin katılımını sağlamak açısından yapabileceğiniz pek çok şey vardır.

işte size bazı öneriler…

çocuk kekemeliğiyle ilgili olumlu ya da olumsuz duygular yaşıyor olabilir; bu konuda konuşmak istiyorsa  onunla  konuşun. Kekemeliğinin farkında  olduğunuzu, onu  kabul ettiğinizi hissettirin.

Çocuk, sizinle konuşmaya istekli değilse ya da bazı kaygıları varsa, konuşmaya zorlamamak en iyisi. Ancak, onunla iletişime her zaman hazır olduğunuzu belirtebilirsiniz.

Konuşurken çocuğa “yeterince” zaman tanıyın, aceleci ya da sabırsız olduğunuz izlenimini asla vermeyin. Konunun aniden değiştirilmesi ya da konuşmanın sık sık kesilmesi de aceleci davranıldığının göstergesidir. Bunlardan kaçının. Zaman sınırlamaları, akıcı konuşmayı engeller.

Öğrenciniz konuşurken sorun yaşadığında cümleyi onun yerine tamamlamayın, sözcük ekle­ meyin. seçtiğiniz sözcükler kimi zaman onun söylemek istediğini karşılamayabilir, bu da sorunu daha da  arttırabilir.

Çocuktan “zor” olan sözcük yerine “kolay” olanını kullanmasını istemeyin, bu sadece o sözcüklerle ilgili korkuyu arttırır.

“Yavaş ol”, “rahatla”, “konuşmadan önce düşün” gibi önerilerden uzak durun. Bu öneriler yapıcı öneriler değildir, öğrenciye yardımcı da olmayacaktır.

Öğrenci kötü bir günündeyse, hasta, yorgun ve gerginse, onu istemedikçe konuşmaya zorlamamalısınız. Daha iyi hissettiği zamanlarda ise ona mümkün olduğunca fazla konuşma fırsatı vermelisiniz. Çocuğun nasıl söylediğinden çok ne söylediğine odaklanın ve onu sözel etkinliklere katılım konusunda yüreklendirin. Çocuğa nasıl bakıyor olduğunuz ya da ne yaptığınız en az ne söylediğiniz kadar önemlidir. Hepimiz iletişim kurarken yüz ifadelerini ve beden dilini dikkate alırız, çocuklar ise sözel olmayan bu tarz iletişime karşı çok daha duyarlıdırlar. Bu nedenle öğrencinizle iletişiminizde rahat bir beden dili kullanın, dudak ve ağız hareketlerine bakmaksızın göz kontağını sürdürün. Eğer öğrenciniz kekemelikle ilgili terapi ya da destek eğitimi alıyorsa, aile ve uzmanlarla işbirliği yaparak sınıf içinde neler yapabileceğinizi tartışarak belirleyin.

Çocuk

Daha Fazla Çocuk

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com